Karar notu · İcra ve iflas · Tazminat: kötüniyet ve inkâr
Kesinleşmeden icraya konan ilam bozulursa fazla ödenen para için faiz hangi tarihten istenir; icra inkâr tazminatı gerekir mi?
- Mahkeme
- Yargıtay 15. Hukuk Dairesi
- Esas / Karar
- 2016/6263 / 2017/1477
- Tarih
- 03.04.2017
- Oy
- Oy birliği
- Sonuç
- Davalı-karşı davacı yararına bozma
- Önceki kararlar
- Asliye Hukuk Mahkemesi kararı (künyesi kararda yer almıyor)
Karardan alıntılar resmî metinden aynen
fazla tahsilat yaparak sebepsiz zenginleştiği bozmadan sonra verilen kararın kesinleşmesiyle ortaya çıktığından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 117. maddesinin ikinci fıkrası son cümlesi uyarınca sebepsiz zenginleşmede iyiniyetli olduğunun kabulü zorunludur.
takipten önce temerrüt ihtarı bulunmadığından davacı iş sahiplerinin yaptığı icra takip tarihinden itibaren faiz isteyebilecekleri dikkate alınarak
alacak likit ve borçlu yüklenici itirazında tamamen haksız olmayacağından koşulları oluşmayan icra inkâr tazminatı da reddedilmelidir.
Uygulamaya etkisi yorum
Kesinleşmeden icraya konan ilama dayanarak tahsilat yapan alacaklı, ilam sonradan bozulup daha düşük bir alacağa hükmedilirse, fazla aldığı para bakımından iyiniyetli sayılır. Bu nedenle fazla ödenen tutar için faiz, ödeme tarihinden değil, alacaklının temerrüde düşürüldüğü tarihten, ihtar yoksa iade için yapılan icra takibinin tarihinden işler. Fazla ödeme miktarı bilirkişi hesabıyla belirlendiğinden alacak likit sayılmaz ve icra inkâr tazminatı istenemez.
İçtihattaki yeri. Tek karar.
İlgili maddeler
- 6098 s.K. m.117/2
Alıntılar kararın resmî metninden aynen aktarılmıştır. "Uygulamaya etkisi" bölümü yorumdur ve somut bir dosya hakkında hukuki görüş değildir.